Sünnetin Yapılışı
Sünnet işlemi
Sünnet işlemi kabaca cinsel organın uç kısmındaki derinin çepeçevre kesilmesinden ibarettir. Bunun başlıca cerrahi ve mekanik yöntemler olarak 2 ana başlığı ve uygulama tekniği olarak ise çok çeşitli metodları vardır. Bu makalede Klamp ile sünnet uygulaması üzerinde durulacaktır.
Klamp İle Sünnet Uygulaması
Sünnet işlemine başlarken; Deri temizliği yapılır ve glans penisin sünnet derisi üzerindeki kabartısı hizasından Asetat kalemi ile çizilir. Lokal anestezi yapılarak bir müddet beklenip klamp uygulamasına geçilir.
AVANTAJLARI :
Tek Kullanımlık :Dikişsiz, kanamasız, estetik, hızlı, sorunsuz ve hastalık riski olmadan sünnet yapmak için geliştirilmiş tek kullanımlık bir sünnet aletidir
Kullanımı Kolay : Kıstırma mekanizmasıyla sünnet yapılmasını sağlayan küçük bir plastik araçtır. Polikarbonatdan yapılmış saydam plastik bir tüpten ve beyaz naylon bir kıstırma mekanizmasından oluşur. Son derece hafiftir ve kullanımı kolaydır
Steril : Yeni doğandan yetişkine kadar tüm yaş gruplarına yönelik olarak farklı boylarda ve STERİLDİR.
Sünnet Öncesinde yapılacaklar
Sünnet bir erkeğin belkide ömründe yaşayacağı tek ameliyattır. O nedenle çocuklar bu operasyona hem sevinç hem kaygı ile bakarlar
Sünnet, ailenin en değerli varlığına yapılacak önemli bir cerrahi müdahaledir. Sünnet aile ve çocukta oldukça büyük bir strese yol açabilmektedir. Özellikle çocuğun yaşı ilerledikçe bu gerilim daha da artıp ailenin üzerinde büyük bir yük haline gelebilir. Bu nedenle sünnet öncesi çocuğun ve ailenin psikolojik olarak hazırlanması oldukça önemlidir. Psikolojik hazırlama konusunda kesin belirlenmiş standartlar ve yazılı kurallar yoktur. Burada yazılanlar da ancak tavsiye niteliğindedir.
Çocuktan önce, ebeveynlerin kendilerini sünnete psikolojik olarak hazırlamaları aslında en önemli konudur. Çocuk ailenin aynasıdır ve ebeveynlerin sünnet konusunda sergilediği tavır doğrudan çocuğu etkiler. Ebeveynlerin olaya sakin yaklaşımı çocuğa cesaret verirken, tam tersi stresli bir tutum ise çocuğu olumsuz etkiler. Kısaca, çocuğu sünnete hazırlayan kurum esas olarak ailedir. Sünnet öncesi ebeveynlerin işlemle ilgili kafalarındaki tüm kaygı ve endişeleri gidermesi önemlidir. Bu amaçla iyi bir araştırma ve konunun uzmanlarıyla ön görüşme yapabilirler. Kafalarındaki tüm sorular cevaplanmadan, sünnet yaptıracaklarına karar vermeden, çocuğa bu konudan bahsedilmemelidir. Ebeveynler kendilerini sünnet kavramına hazır hissettiklerinde artık sıra çocuğun hazırlanmasına gelmiştir.
Çocuğun yaşı ne olursa olsun, sünnete bakış açısı ve düşünce tarzı erişkinlerden farklıdır. Çocukların hayal dünyası oldukça geniştir. Çocukların dünyaya ve sünnete bakış açıları bizimkinden oldukça farklı olduğu için kendisine anlatılanları bir erişkin gibi değerlendirmeyecektir. Sünnet konusunda arkadaşlarından duydukları veya büyüklerin şaka olarak söylediği birçok şeyi (örneğin baltayla kesilecek esprisi) çocuklar ciddiye alır ve kafalarında çok farklı bir sünnet portresi çizer. Bu nedenle, çocuklara sünneti en ince detaylarına kadar anlatmak birçok kez ters etkiye yol açar. Çocuklarda en fazla tepki yaratan ve korkuya yol açan iki kelime “kesme” ve “iğne”dir. “Pipine küçük bir iğne yapacaklar ve sonra ucunu kesecekler” şeklinde bir açıklama, biz erişkinlere son derece mantıklı gelse de çocukların hayal dünyasında oldukça farklı algılanır. Daha önce başka yerlerine iğne yapılmış olan bir çocuk daha bu acıyı hatırlarken şimdi en hassas yerine bunu yapılacağını öğrenince korkusu 10 kat artar. Bir de pipisinin tümden kesileceğini zanneden çocuk için sünnet tam anlamıyla korkunç bir olay haline gelir. Hele bu tür bilgiler sünnetten birkaç ay önce çocuğa verilmeye başlanınca, çocuğun kabusu olur.
Sünneti, evdeki en önemli gündem maddesi haline getirmemek ve bu konunun çocuğun yanında fazla konuşulmaması da çok önemlidir. Çocuğa yapılacak tüm açıklamaların sünnetten çok kısa bir süre önce ve kısa olarak yapılması, “kesilme”-”iğne” gibi kelimelerin kullanılmaması durumunda oluşacak stres en aza indirilecektir. Sünnet öncesi çocuğun müdahale ortamını görmesi ve işlemi yapacak hekimle tanışması kimi çocuğu rahatlatırken, bazı çocukları daha fazla korkutur. Şunu unutmamak gerekir ki her çocuğun farklı bir kişiliği vardır. Bu nedenle çocuğa verilecek bilginin miktar ve niteliği, psikolojik hazırlık stratejisi çocuğun kişiliğine uygun olarak belirlenmelidir.Sünnet işlemi lokal anestezi altında yani bölgesel uyuşturmayla yapılacaksa herhangi bir ön hazırlığa gerek yoktur. Lokal anesteziyle yapılan diş dolgusu, et beni alma gibi işlemlerin öncesinde hiç bir özel hazırlık yapılmadığı gibi, sünnet öncesinde de aç kalma veya kan tetkiki yapılması gerekli değildir. Ancak çocuğun özel bir tıbbi durumu, bilinen bir hastalığı veya ciddi ilaç allerjisi varsa bunların hekime önceden bildirilmesi gerekir. Bu tür durumlarda, ilgili dal uzmanıyla temasa geçilerek, onların önerileri doğrultusunda sünnet yapılır. Örneğin hemofili gibi kan hastalığı olan çocukların sünnetinin tam teşekküllü hastane koşullarında hematoloji uzmanlarıyla konsülte edilerek yapılması gerekir.
Sünnet sonrasında yapılacaklar
Çocuğunuz sünnet işlemi bittikten sonra bir müddet anestezinin etkisi ile ağrı ve acı duyumu yaşamayacaktır. Size söylenilen ilaçları kullanarak bunun üstesinden gelebilirsiniz.
HİJYENİK SÜNNET: Herhangi bir açık yara oluşmadığından dolayı dış ortamdan gelebilecek bir enfeksiyona karşı korumalıdır. Tekrardan kullanılabilir aletlerin yetersiz sterilizasyonundan kaynaklanabilecek HIV,HEPATİT gibi enfeksiyonlardan korur,sterilizasyonun tam sağlanamadığı toplu sünnet uygulamaları için en ideal sünnet yöntemidir.Sünnetle bulaşabilecek HEPATİT ve AİDS gibi hastalıkların önlenmesiyle ülkenin sağlık sisteminin bu hastalıkların tedavisi için harcayacağı para ve bu hastalıkların şahsa vereceği geri dönüşümsüz zararlarda önlenmiş olacaktır.Bir HEPATİT hastasının bir aylık ilaç masrafının ne kadar yüksek olduğu düşünülürse ülke ekonomisinin kazancı daha iyi anlaşılacaktır.
ESTETİK SÜNNET: Dikişli sünnetlerde kesim işlemi el ile yapıldığından mukozada ve penis derisinde asimetri, kırışma, sütür atılan yerlerde boğumlanmalar, büzüşmeler meydana gelmektedir .Buda sünnet olan kişilerin ergenlik döneminde bir takım psikolojik sıkıntılarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır.Uzun bırakılan mukoza ise erken boşalma problemine neden olabilmektedir. Klamp ile yapılan sünnetlerde penis derisi ve mukozanın birleşim yeri çizgi şekilde düzgün olarak çıkar. Mukoza glansın her tarafında aynı uzunluktadır ve mukoza uzunluğu olması gerektiği kadar (ne uzun- ne kısa) ayarlanır.
GÜVENLİ SÜNNET: Glans penisin bir kaza sonucu kesilmesine veya diğer yaralanmalara karşı korur.Sünnet esnasında penisin orjinal yapısına dokunulmadan sadece sünnet derisinin alınmasına olanak sağlar.
HIZLI SÜNNET: Diğer sünnet metotlarına göre daha hızlı bir sünnet prosedürüdür.Sünnet işleminin çok kısa sürede bitmesine imkan sağladığından çocukların sünnet stresini en aza indirir.
KOTERİZASYON YOK: Unipolar, bipolar ve termokoter gibi penis cerrahisinde kullanılması önerilmeyen araçlara gerek yoktur.bBu araçların sünnette kullanımı çeşitli tıp otörlerince dünya genelinde sakıncalı bulunmuş ve asla önerilmemektedir. T.C Sağlık Bakanlığı da ısı yoluyla kesim işlemi yapan bu araç ve gereçlerle sünnet işlemine sıcak bakmamaktadır.
DİKİŞ YOK: Dikişe herhangi bir şekilde gerek kalmaz. Krome katküt’ün kullanılmasının yasaklanmasından sonra , sünnet işleminin geç emilen sütürlerle yapılması zorunluluğu gündeme gelmiştir. Bu durum hem geç emilen sütürlerin fiyatlarının pahalı olmasından dolayı sünnet maliyetini artırmıştır, hemde sütürlerin alınması zorunluluğunu gündeme getirmiştir. Sütürlerin kendiliğinden erimesinin beklenmesi sütür geçen dokuda nedbe dokusu oluşumunu artırmakta ve kozmetik sorunlara neden olmakta, sütür geçen yerlerde fistül oluşumuna neden olabilmekte,aynı zamanda peniste enfeksiyon ihtimalini artırmaktadır. Sünnette Klamp kullanımı ile oluşabilecek bu komplikasyonların tamamen önüne geçilmiş olur.
KANAMA YOK: Operasyon sırasında ve sonrasında hiçbir kanama görülmez.Meydana gelen birkaç damla kanama kesilip alınacak olan sünnet derisinden kaynaklanır.Bu nedenle hemofili gibi kanama bozukluğu olan çocuklarda bile (doktor tavsiyesi ve kontrolüyle) rahatlıkla uygulanabilir.
SARGI BEZİ VE BANDAJ YOK: Sargı bezi ve bandaja da gerek yoktur.Pansuman gerektirmediğinden pansuman için zamandan ve ücretten tasarruf sağlanır.
SÜNNET SONRASI ANTİBİYOTİK KULLANMA İHTİYACI YOK: Sünnet sonrası antibiyotik gereksinimi olmadığından ülke ekonomisi gereksiz bir harcamadan kurtarılmış olur. Sünnetin rutin uygulandığı Türkiye gibi ülkelerde milyon dolarlarca para ülke ekonomisine kazandırılmış olur.
SÜNNET SONRASI DÖNEMİ RAHAT: Sünnetten hemen sonra sünnet olan kişi iç çamaşırı ve pantolonunu giyebilir, yürüyebilir, oynayabilir, günlük aktivitelerine devam edebilir, klasik sünnet yöntemlerinin aksine banyo yapabilir, temiz deniz ve havuza girebilir.
Sünnet ciddi bir cerrahi operasyondur. Temizlik kurallarına uyulması çocuğunuzun iyileşme sürecini direk olarak etkileyecektir. Operasyon bittikten sonra çocuk ve aile artık rahat ermiştir. Dikkat edeceğimiz birkaç küçük hususla bu süreci daha da keyifli hale getirilebilir. Öncelik,
- Çocuğa sıkı bir iç çamaşırı giydirilmesi, küçük ise altını bezlemeye devam edilmesi,
- Her gün çocuğa banyo yaptırılması,
- Tavsiye edilen ilaçların kullanılması,
- Çocuğun sürekli yatmadan gezip dolaşmasına, günlük aktivitelerini yerine getirmesine izin verilmesi,
- Yemesi içmesi hususunda sınırlayıcı davranılmaması,
- Arkadaşları ile oyun oynaması, dışarı çıkması, okula gitmesi gibi sosyalleşmesine destek olunması sünnetin çocuk üzerinde oluşturacağı negatif baskısı minimum düzeye indirecektir.
Geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlere ve tüm insanlara sağlıklı günler dileklerimizle..